Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir.

Diyarbakır Bölge Toplantımız Yoğun Geçti

Diyarbakır Bölge Toplantımız Yoğun Geçti

Projemiz kapsamında Diyarbakır’daki bölge toplantısı 7 Nisan 2015’te Liluz Hotel’de düzenlendi. Toplantıya aralarında Aram Yayınevi, Kurdi-Der, Nibuhar’ın olduğu çok sayıda yayınevinin yanı sıra gazeteci, yazar ve çevirmenler de katıldı. Toplantıda şair Ahmet Telli,  yayıncı Tuğrul Paşaoğlu ve hukukçu Tora Pekin yayınlama özgürlüğü konusunda deneyim ve gözlemlerini aktaran kısa açılış konuşmaları yaptılar.

Cumhuriyet Gazetesi’nin avukatlığını yapan Tora Pekin konuşmasında Diyarbakır’ı kendi ana dilini konuşması, yazması yasaklanan bir şehir olduğunu, bu yasaklara karşı Diyarbakır’ın büyük mücadele verdiğini söyledi. İfade özgürlüğünün Türkiye’de sorunların başında geldiğini anlatan Pekin, Charlie Hebdo saldırısı sonrası gazete yazarlarına açılan davalar ile Penguen dergisinin davasını ve sosyal medya kısıtlamalarını örnek verdi. Sorunun 17-25 Aralık soruşturmalarının ardından ivme kazandığını, internette erişim yasaklarının, bir dönemin kayıtlarının tamamen silinmesi ve hafızalardan silinmeye çalışılması boyutuna geldiğini ifade etti. Pekin 216. maddenin azınlıklar yerine çoğunluğu korumak için kullanılarak 301. maddenin gördüğü işlevi devraldığını belirtti.

Şair Ahmet Telli, geçmişte yazarların kitap yazarken 141 ve 142. Maddelerle karşılaşmamak için, otosansür uyguladığını anlattı. Amacının otosansürle yayınlama yapanları suçlamak olmadığını belirten Telli, geçmişte yaşadığı sorunları, yazdıkları nedeniyle hapis cezası aldığını örneklerle anlattı, “‘Kürt’ veya Kürtlüğe dair ne olursa olsun, ceza gerekçesi yapılabiliyordu. Bu günden düne baktığımızda çok yol kat edildi. Bu gün Kürtçe yayın yapılabiliyorsa, yönetenlerin egemenlerin lütfu değil, bu mücadele ile kazanılmış bir hak da değil, gerekliliktir” dedi.

Yayıncı Tuğrul Paşaoğlu, kendisinin de dergi dağıtımcılığı yaptığı için yargılandığını söyledi. İletişim Yayınları olarak Kürt meselesi, Alevilik, mezhep ve kışkırtma davaları, Ermeni soykırımı ve din istismarından yargılandıklarını belirten Paşaoğlu, davaların  devletin neyi tehlikeli gördüğü, neyi durdurmak ve susturmak istediği konuları ile alakalı olduğuna dikkat çekti.

Toplantıda Diyarbakır’daki yayıncı, gazeteci ve yazarlar yaşadıkları sorunları anlattı. Kürt yazarlar kitaplarından dolayı çok sayıda suçtan yargılandıklarını, birçoğunun hapis ve para cezalarına çarptırıldıklarını belirtti. Kürt yazarların kitaplarının birkaç yayınevi ve kitabevi dışında sergilenmediği ve yayınlanmadığını belirten katılımcılar, Batı illerinde yaşayan Kürtlerin bundan mahrum bırakıldığını söyledi.

Bu site içeriğiden sadece Türkiye Yayıncılar Birliği sorumludur ve yayın hiçbir surette Avrupa Birliği ve
Türkiye Cumhuriyeti'nin görüşlerini yansıtmamaktadır.