Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir.

Antalya  Bölge Toplantısı Yapıldı

Antalya Bölge Toplantısı Yapıldı

Yayınlama Özgürlüğü Yolunda projesi kapsamında Akdeniz bölgesindeki sorunları öğrenmek amacıyla Antalya Ramada Otel’de bir Bölge Toplantısı düzenlendi. Toplantıda yayınlama özgürlüğüyle ilgili sorunların yayıncılar, yazarlar ve medyaya etkileri masaya yatırıldı. Yazar ve çevirmen Ayşe Sarısayın, yayıncı, yazar ve yapımcı Ömer Asan ile hukukçu Tora Pekin’in konuşmacı olarak yer aldığı toplantıda, Antalya’da yaşayan yayıncı, yazar ve aydınlar yayın alanında karşılaştıkları sorunları dile getirdiler. Tora Pekin, “Cumhurbaşkanına hakaret” nedeniyle verilen tutuklama kararlarını örnek vererek, TCK’nın 299’uncu maddesi nedeniyle tutuklama kararının verilemeyeceğini belirterek, “Bu kararların hüküm sürdüğü bir ülkede, değil Cumhurbaşkanı ile ilgili kitap yazmak, haber yayınlamak, sokakta konuşmak bile güvenli değildir” diye konuştu. Ayşe Sarısayın yayınlama özgürlüğüyle ilgili 12 Eylüllü yıllarda Antalya’da bir ilkokulda milli eğitim müfettişlerinin çocukların çantalarını karıştırarak buldukları kitapları okulun bahçesinde yaktıklarını, öğretmenleri de sürdüklerini anlattı. Sarısayın, “Bu olay, Nazi Almanyası’nda 1933 yılında gerçekleşen kitap yakma operasyonunu hatırlatıyor.” dedi. Ömer Asan, kendi deneyimlerinden yola çıkarak, 1996 yılında Belge Yayınları’ndan çıkan Pontus Kültürü adlı ilk kitabının iki baskısında sorun yaşanmadığı halde, 2000’li yılların başında anti-misyonerlik kampanyaları başlayınca kendisinin birden misyoner’ ilan edildiğini, 6 yıl sonra kitap yasaklandığını ve DGM’de yargılandığını anlattı. Asan kamuoyu baskısının da çok dikkat çekici bir unsur olduğunu...
Trabzon’da Bölge Toplantımızı Yaptık

Trabzon’da Bölge Toplantımızı Yaptık

Yayınlama Özgürlüğü Yolunda projesinin Karadeniz bölgesindeki toplantısı Trabzon’da yapıldı. Toplantının ilk oturumunda projenin amaçları konusunda bilgi verildi. Ardından yazar Atilla Birkiye ve yayıncı Müge Sökmen konuşma yaptı. Konuşmacılar, Türkiye’de yayınlama özgürlüğü mücadelesinin tarihini Osmanlı’dan itibaren örneklerle ele alarak, mücadelenin kesintisiz sürdüğünü ve sürmesi gerektiğini dile getirdiler. Konuşmaların ardından, toplantıya Trabzon ve çevresinden katılan yayıncılar, gazeteciler karşılaştıkları sorunları, yasaklama girişimleriyle ilgili deneyimlerini...
İzmir Kitap Fuarı’nda Panel

İzmir Kitap Fuarı’nda Panel

İzmir Kitap Fuarı’nda projemiz kapsamında “Yayınlama Özgürlüğü Yolunda” başlıklı bir panel gerçekleştirildi. İlginin yoğun olduğu panelin moderatörlüğünü gazeteci-editör Faruk Şüyün yaptı. Panelin konuşmacıları Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, yazar Mine Söğüt ve yazar Hakan Günday yayınlama özgürlüğü yolundaki engelleri ve çözüm yollarını konuştular. Yayınlama özgürlüğünün önündeki devlet kaynaklı engellere değinen yazar Mine Söğüt, gelecek nesillerin de yayınlama özgürlüğü önündeki engelleri konuşarak ömürlerini geçirebileceğini, yaşadığımız coğrafyanın “hâkimiyetlerini özgürlükleri kısıtlama üzerine kuran iktidarların elinde” olduğunu, sorunu çözmek için sistemi ve ona bağlı muhalif kimliğini tamamen sorgulamak gerektiğini dile getirdi. Söğüt, “12 Eylül’den sonra aydınlarımız kendileriyle bir hesaplaşmaya girdiler ve bu hesaplaşmadan yenilerek çıktılar. Bir vazgeçişle birlikte yeni bir aydın etiği oluşturdular. 12 Eylül’ün bize verdiği en büyük zarar savunmasız ve dirençsiz bir aydın kesiminin oluşması… Karşı çıkmanın etiğini yeniden oluşturmamız ve buna bir değer vermemiz gerekiyor.” dedi. Turgay Olcayto, “Bugün yaşadığımız 12-13 yıllık bir dönem var. Başlangıçta yeni demokrasiye gidiyoruz dendi, bu yetmedi ‘ileri demokrasi’ dendi. Arkasından özellikle basına çok büyük baskılar geldi. Çağdaş demokrasilerde düşünce özgürlüğü çok önemlidir. Biz de bunun olmaması yaratıcılığı ortadan kaldırıyor” dedi. Olcayto otosansürün Türkiye’de hem patronun işten atmasından hem de iktidarın hedefi olmaktan duyulan korku nedeniyle basında tamamen yerleştiğini, buna uyamayan 700 meslektaşlarının işinden olduğunu söyledi. Yazar Hakan Günday, yazarlıkta patronluk taslanabilecek çok mekanizma fark ettiğini söyleyerek, şöyle dedi: “O dönem yürürlükte olan yasalar, o dönem yürürlükte olmayan yasalar ki buna ahlak, toplum kuralları diyebilirsiniz, tanınma, para ki dev gibi bir maddedir patronlar arasında. Hepsi sıraya girmiştir ki siz sadece hikâye anlatmak istiyorsunuzdur. Bunlardan kaçınmanın bir yolunu şöyle buldum: Kendime, anlattığım hikâyeyi patron edindim. En çok dayağı ondan yiyorsunuz ama doğru yoldan gitmenizi sağlıyor.”...
Diyarbakır Bölge Toplantımız Yoğun Geçti

Diyarbakır Bölge Toplantımız Yoğun Geçti

Projemiz kapsamında Diyarbakır’daki bölge toplantısı 7 Nisan 2015’te Liluz Hotel’de düzenlendi. Toplantıya aralarında Aram Yayınevi, Kurdi-Der, Nibuhar’ın olduğu çok sayıda yayınevinin yanı sıra gazeteci, yazar ve çevirmenler de katıldı. Toplantıda şair Ahmet Telli,  yayıncı Tuğrul Paşaoğlu ve hukukçu Tora Pekin yayınlama özgürlüğü konusunda deneyim ve gözlemlerini aktaran kısa açılış konuşmaları yaptılar. Cumhuriyet Gazetesi’nin avukatlığını yapan Tora Pekin konuşmasında Diyarbakır’ı kendi ana dilini konuşması, yazması yasaklanan bir şehir olduğunu, bu yasaklara karşı Diyarbakır’ın büyük mücadele verdiğini söyledi. İfade özgürlüğünün Türkiye’de sorunların başında geldiğini anlatan Pekin, Charlie Hebdo saldırısı sonrası gazete yazarlarına açılan davalar ile Penguen dergisinin davasını ve sosyal medya kısıtlamalarını örnek verdi. Sorunun 17-25 Aralık soruşturmalarının ardından ivme kazandığını, internette erişim yasaklarının, bir dönemin kayıtlarının tamamen silinmesi ve hafızalardan silinmeye çalışılması boyutuna geldiğini ifade etti. Pekin 216. maddenin azınlıklar yerine çoğunluğu korumak için kullanılarak 301. maddenin gördüğü işlevi devraldığını belirtti. Şair Ahmet Telli, geçmişte yazarların kitap yazarken 141 ve 142. Maddelerle karşılaşmamak için, otosansür uyguladığını anlattı. Amacının otosansürle yayınlama yapanları suçlamak olmadığını belirten Telli, geçmişte yaşadığı sorunları, yazdıkları nedeniyle hapis cezası aldığını örneklerle anlattı, “‘Kürt’ veya Kürtlüğe dair ne olursa olsun, ceza gerekçesi yapılabiliyordu. Bu günden düne baktığımızda çok yol kat edildi. Bu gün Kürtçe yayın yapılabiliyorsa, yönetenlerin egemenlerin lütfu değil, bu mücadele ile kazanılmış bir hak da değil, gerekliliktir” dedi. Yayıncı Tuğrul Paşaoğlu, kendisinin de dergi dağıtımcılığı yaptığı için yargılandığını söyledi. İletişim Yayınları olarak Kürt meselesi, Alevilik, mezhep ve kışkırtma davaları, Ermeni soykırımı ve din istismarından yargılandıklarını belirten Paşaoğlu, davaların  devletin neyi tehlikeli gördüğü, neyi durdurmak ve susturmak istediği konuları ile alakalı olduğuna dikkat çekti. Toplantıda Diyarbakır’daki yayıncı, gazeteci ve yazarlar yaşadıkları sorunları anlattı. Kürt yazarlar kitaplarından dolayı...
Adana Bölge Toplantısı Yapıldı

Adana Bölge Toplantısı Yapıldı

Projemizin Adana’daki bölge toplantısı 26 Mart 2015 Perşembe günü Seyhan Hotel’de gerçekleşti. Açılışta yazar Behçet Çelik, şair ve yayıncı Adnan Özer ile hukukçu Tora Pekin konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Adanalı yayıncı, yazar, çevirmen, gazeteci ve sivil toplum temsilcileriyle tartışma bölümüne...
Ankara’da Bölge Toplantısı

Ankara’da Bölge Toplantısı

Yayınlama Özgürlüğü Yolunda Projesi Ankara Bölge Toplantısı 19 Mart 2015 tarihinde Eyüboğlu Hotel’de düzenlendi. Çeşitli meslek örgütü temsilcileri, yazarlar ve akademisyenlerin katıldığı toplantıya yazar Haluk Gerger, yayıncı Hayri Erdoğan ve hukukçu Tora Pekin konuşmacı olarak katıldı. Hayri Erdoğan, kitapların toplatıldığı, yayınevlerinin basıldığı, yayıncıların cezaevlerine girdiği günler geride kalmış gibi gözükse de bunun nicel bir değişiklik olduğunu ve yayınlama özgürlüğü önündeki engellerin biçim değiştirerek sürdüğünü, yeni bir yasaklar dönemine girildiğini ifade etti. Yazar Haluk Gerger, yayınlama özgürlüğünün en temel insan haklarından biri olduğunu, Türkiye’de 12 Eylül’den sonra hak ve özgürlükler konusundaki sorunların Kürt sorunu ve savaş ile organik bir bağı olduğunu görmek gerektiğini söyledi. Hukukçu Tora Pekin de, özellikle 17-25 Aralık sonrası mahkemelerin, muhalif yayın organlarında yer alan haberlere ilişkin çok kolay cevap ve düzeltme kararları verdiğini anlattı. Pekin, internet sayfaları hakkında verilen erişim engelleme kararlarına ilişkin, “Toplumun belleğinden bazı olayları silmek istiyorlar. Geçmişte birileri o dönemi araştırdığında konuya ilişkin bir şey bulamayacak,” değerlendirmesi yaptı. Geçmişte Hrant Dink’in ölümüne neden olan 301. maddenin yerini şimdi 216. maddenin aldığını kaydeden Pekin, “nefret suçlarını önlemek” amaçlı maddenin adeta ezici çoğunluğu korumak amacıyla kullanıldığını söyledi. Toplantının ikinci bölümünde katılımcılarla serbest tartışma...

Bu site içeriğiden sadece Türkiye Yayıncılar Birliği sorumludur ve yayın hiçbir surette Avrupa Birliği ve
Türkiye Cumhuriyeti'nin görüşlerini yansıtmamaktadır.