Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir.

İzmir Bölge Toplantısı – 19.02.15

YAYINLAMA ÖZGÜRLÜĞÜ İZMİR’DE DE KONUŞULDU Türkiye Yayıncılar Birliği’nin yürüttüğü “Yayınlama Özgürlüğü Yolunda Projesi” yerellerde yapılan toplantılarla devam ediyor. İzmir’deki toplantıda bir araya gelen yayıncı, edebiyatçı, gazeteci ve hukukçular yayınlama özgürlüğü önündeki engelleri konuştular. Toplantıda şair ve yazar Akif Kurtuluş, Can Yayınları Genel Müdürü Can Öz ve Cumhuriyet Gazetesi’nin avukatlarından Tora Pekin yaptıkları konuşmalarda yayınevlerinin, edebiyatçıların ve gazetecilerin ifade özgürlüğü kapsamında yaşadıkları sıkıntıları ve sansürleri ele aldılar. “EDEBİYATA SINIR GETİRİLEMEZ” İzmir Sanat Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda ilk olarak konuşan Akif Kurtuluş, 40 yıldır darbe anayasasının çizdiği temel hak ve özgürlükler sınırları içerisinde yaşandığını hatırlatarak düşünce özgürlüğüne değindi. Kurtuluş “Düşünce ve özgürlük yan yana gelmiş iki sözcük olarak çok soyut aslında. Bu soyutluğuyla biz düşünce özgürlüğünden bir anlam çıkaramıyoruz. Düşünme ve düşünmek bizi özgürleştirebilir ancak düşünme yayınlanmadıkça özgürlükle yan yana gelemez. Yayınlanmayan bir düşüncenin özgürlüğünden de bahsedemeyiz. Adorno, edebiyatı insanlığın en özgürleştirici varlığı olarak tanımlıyordu.  Edebiyat, adı ve kaynağı ne olursa olsun kendisini sınırlamaya kalkan her türlü müdahaleyi varoluşuna hakaret sayar. Bu müdahalenin sahibi her kurum ve düzenleme edebiyatın gözünde meşruluğunu yitirmiştir. Edebiyatın kırmızı çizgileri veya kutsalı yoktur. Yayın özgürlüğünü konuşuyoruz bu akşam. Teklifim şudur; edebiyatı bunun dışında bırakalım bu akşam. Düşünce özgürlüğünü ve bunun bütün sınırlarını konuşabiliriz ama edebi sözü yayma için edeceğimiz tek bir cümle var: Hiç bir sınırı yoktur. Bundan sonra ‘ama’ ile kurulacak her cümle, bu çalıştayın edebi yayıncılıkla ilgili bölümünü bence anlamsızlaştıracaktır,” dedi. “BUTİK KİTAPEVLERİ YOK OLMA SINIRINDA” Yayınlama özgürlüğünü tartışmaya açtığı için Türkiye Yayıncılar Birliğine teşekkür eden Can Öz ise yayınevlerinin neoliberal gelişmeler karşısında yaşadığı sorunları ele aldı. Neoliberal dünyanın yayıncılıkta engeller yarattığını dile getiren Öz şunları söyledi: “Bir ülkede yayıncılığın sağlıklı yürümesi ve yazarların, şairlerin...

İstanbul Bölge Toplantısı – 10.02.15

YAYINLAMA ÖZGÜRLÜĞÜ İSTANBUL TOPLANTISI YAPILDI Türkiye Yayıncılar Birliği’nin yürüttüğü “Yayınlama Özgürlüğü Yolunda Projesi”nin İstanbul Bölge Toplantısı yayıncı, gazeteci, hukukçu ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerini bir araya getirdi. Cezayir Restoran Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıda katılımcılar, bizzat yaşadıkları örnekler üzerinden yayınlama özgürlüğü konusundaki sorunları tartıştılar. Toplantının açılış konuşmasını yapan Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Metin Celâl, proje ile yayın özgürlüğü konusunda mevcut durumun tespitini yaparak bir rapor hazırlayacaklarının belirtti. Celâl, “Amacımız mevcut olan durumu tespit etmek ve en önemlisi, yasal olarak ne yapmamız gerektiği konusunda öneri almak” diye konuştu. Toplantıda PEN Türkiye Merkezi Başkanı ve Cumhuriyet gazetesi yazarı Zeynep Oral, Açık Radyo Genel Yayın Yönetmeni, gazeteci yazar Ömer Madra ve hukukçu Filiz Kerestecioğlu yayın özgürlüğü konusundaki sorunları aktaran birer konuşma yaptılar. GAZETECİ VE KADIN OLARAK KENDİMİ TEHDİT ALTINDA HİSSEDİYORUM Özelikle son yıllarda basın özgürlüğü konusundaki gelişmelerin darbe dönemlerini aratmadığını söyleyen Zeynep Oral, bu alanda kendi deneyimlerini aktardı. Cumhuriyet gazetesinin, yazarları öldürülen Charlie Hebdo dergisi ile dayanışmak amacıyla derginin karikatürlerini yayınlamasından sonra meydana gelen gelişmeleri aktaran Oral şunları söyledi: “Cumhuriyet gazetesi Charlie Hebdo dergisinin karikatürlerini yayınlama kararı aldı. O andan itibaren kıyamet koptu. Tüm çalışanlara yönelik hakaretler, gazetenin önüne gelen yobazlar, yolların kapatılması, barikatların kurulması… Ceyda Karan ve Hikmet Çetinkaya’nın tehdit edilmesi, ‘halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek’ten dava açılması… Cumhurbaşkanı Erdoğan her fırsatta Cumhuriyet’i, ‘peygamberimize hakaret eden bir gazete” diye niteledi. Bunun doğru olmadığını kendisi de biliyor. Amaç bu algıyı yaratmak. Benim için Charlie Hebdo’nun sayfalarını basmak ile başbakan Davutoğlu’nun Paris’teki yürüyüşe katılması arasında bir fark yok. İkisi de dayanışma eylemidir…” Son yıllarda basın özgürlüğüne yönelik baskıları 12 Eylül ve 28 Şubat dönemlerinde dahi yaşamadığını söyleyen Zeynep Oral “Bir gazeteci ve kadın...

Ankara Farkındalık Artırma ve Bilgilendirme Çalıştayı – 27.01.15

ANKARA’DA YAYINLAMA ÖZGÜRLÜĞÜ KONUSUNDA FARKINDALIK ARTIRMA VE BİLGİLENDİRME ÇALIŞTAYI Türkiye Yayıncılar Birliği’nin yürüttüğü Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen “Yayınlama Özgürlüğü Projesi” çerçevesinde Ankara’da Yayınlama Özgürlüğü Konusunda Farkındalık Artırma ve Bilgilendirme Çalıştayı yapıldı. Ankara HiltonSa otelinde gerçekleştirilen çalıştaya katılan gazeteci, yayıncı, hukukçu ve insan hakları savunucuları Türkiye’de Yayınlama Özgürlüğü konusunda ortaya çıkan engelleri ve sorunları dile getirdiler. AB VE TÜRKİYE’DEKİ UYGULAMALAR İNCELENECEK Türkiye Yayıncılar Birliği (TYB) tarafından düzenlenen Yayınlama Özgürlüğü Konusunda Farkındalık Artırma ve Bilgilendirme Çalıştayı proje koordinatörü Metin Celal’in açılış konuşması ile başladı. Açılış konuşmasının ardından ilk konuşmayı yapan AB Türkiye Delegasyonu Siyasi İşler Müsteşarı İreneusz Fidos çalıştayda “Yayınlama özgürlüğü konusunda AB ve Türkiye’deki uygulamaların mevzuat ve pratik açısından inceleneceğini” söyledi. MEDYA CİDDİ ZORLUKLARLA KARŞI KARŞIYA AB Türkiye Delegasyonu Siyasi İşler Müsteşarı İreneusz Fidos AB’nin 2014 ilerleme raporunda düşünce özgürlüğü konusunda bazı sorunları aktardı; “2014 ilerleme raporunda da belirtildiği gibi medya bu ülkede ciddi zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır. Rapor da ifade Özgürlüğünün önündeki bir dizi engellemelere işaret edilmiştir. Türk Hukukundaki bazı maddeler ve bu maddelerin yargıda yorumlanma biçimi, medya sahiplerine karşı yapılan medyada caydırıcı etki yaratan bazı açıklamalar gazetecilerin işten atılmaları, oto sansür ve internet sitelerinin yaygın bir biçimde yasaklanması” Fidos konuşmasında özellikler internet alanında yeni sorunların sürdüğünü ifade etti. İnternet Suçları kanununun kabul edildiği 2007 yılından beri altı kez değiştirildiğini söyleyen Fidos internete yönelik kısıtlamalarla ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin karşı çıkmasına rağmen bu girişimlerin sürdüğünü belirtti. Çalıştayda konuşan AB Bakanlığı Siyasi İşler Başkanı Ege Erkoçak ise yayınlama özgürlüğü konusunda gelişmelerin olduğunu söyledi. Ege Erkoçak AB’nin ifade özgürlüğü ve insan haklarına dair 23 ve 24. Fasılları açmamasını da eleştirerek süreci “siyasi blokaj” olarak nitelendirdi. CHARLİE...

Çukurova Kitap Fuarı Paneli – 17.01.2015

ÇUKUROVA KİTAP FUARI’NDA YAYINLAMA ÖZGÜRLÜĞÜ PANELİ Çukurova 8. Kitap Fuarı kapsamında Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından düzenlenen ve AB ve Türkiye Sivil Toplum Diyaloğu Programı kapsamında 17 Ocak 2015’te düzenlenen “Yayınlanma özgürlüğü yolunda” isimli panele Yazar Oya Baydar, Evrensel Basım Yayının sahibi Songül Özkan ve Yazar İsmail Saymaz konuşmacı olarak katıldı. Türkiye Yayıncılar Birliği sekreteri Kenan Kocatürk’ün moderatörlüğünde gerçekleşen panelde ilk sözü Oya Baydar aldı. Geçmişte Türkiye Halkları dediği için yargılandığını ve 7.5 yıl ceza aldığını aktaran Baydar, bugün geçmişte sözü edilemeyen Kürt sorunu, Ermeni sorununun konuşulduğunu ancak bu durumun tam olarak büyük bir değişimi yansıtmadığını söyledi. Geçmişe göre kısmı değişimler olsa da bunun yeterli olmadığına dikkat çeken Baydar, yayın hayatı üzerinde baskıların hala devam ettiğini ifade etti. SANSÜR OTO SANSÜR OLARAK SÜRÜYOR Yayın hayatı üzerindeki baskının sansür ve oto sansür olarak kendini gösterdiğini ifade eden Baydar, “Son bir haftada Charlie Hebdo’ya düzenlenen saldırı ve Charlie Hebdo dergisinin bir kısmını yayınladığı için hedefe konan Cumhuriyet Gazetesi’nin yaşadıkları ifade özgürlüğünün durumunu ortaya koyuyor” diye konuştu. Hebdo’nun kendi mizah anlayışına hitap etmediğini belirten Baydar, ifade özgürlüğü açısından Charlie Hebdo’nun yanında olduğunu dile getirdi. “Oto sansür içimize işledi”diyen Baydar, iktidarların baskılarının sinsi bir şekilde yayın dünyasının üzerinde karabulut gibi dolaştığının altını çizdi. Türkiye’de her iktidar döneminde yayın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan uygulamaların olduğunu söyleyen Baydar, ideolojilerin devlete hakim olduğu yapılarda ifade özgürlüğü üzerinde baskınında olduğunu belirtti. HER İKTİDAR SANSÜR UYGULUYOR Komünist ülkelerde de bu tür baskıların olduğunu savunan Baydar, her iktidarın kendi düşüncesini korumak açısından kısıtlamaya gittiğini dile getirdi. Bu durumun “Benim düşüncemden farklı olursan yaşama hakkın yok” anlamına geldiğini ifade eden Baydar, zihniyetler değişmedikçe yasaların değişmesinin hiçbir anlamı olmadığını söyledi. GEÇMİŞTEN BUGÜNE...

İstanbul Kitap Fuarı Paneli – 9.11.14

Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından yürütülen “Yayınlama Özgürlüğü Yolunda” projesinin ilk paneli Tüyap Kitap Fuarı’nda 9 Kasım 2014’te gerçekleştirildi. TYB Yayınlama Özgürlüğü Komitesi Başkanı Ragıp Zarakolu yönetiminde gerçekleşen, Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) İngiltere Komite Başkanı Yazar Maureen Freely, Yazar Ahmet Ümit ve Yazar-Yayıncı Mine Soysal’ın katıldığı panelde Türkiye’deki ifade özgürlüğü ve sorunları tartışıldı. AHMET ÜMİT SANSÜRÜN TARİHİNİ ANLATTI Panelde konuşan yazar Ahmet Ümit Türkiye’de sansürün tarihine ilişkin bilgiler aktardı. Cumhuriyet tarihi boyunca yayıncıların çeşitli sorunlar ile karşılaştığını belirten Ahmet Ümit, bu sorunların dönemlere göre farklılıklar gösterdiğini belirtti. Ahmet Ümit “Cumhuriyet tarihi boyunca tek parti dönemine ilişkin çok şey söylendi. Nazım Hikmet’in yaşadıklarını biliyorsunuz. Adnan Menderes özgürlük vaadi ile iktidar oldu. Fakat onun döneminde de aynı yasaklar devam etti. Soğuk savaş döneminde ise anti-komünizm sansürün temel nedenlerinden birisi oldu” diye konuştu. Bu yasaklardan çeşitli örnekler veren Ahmet Ümit, Cannes’a katılan ilk Türk filmi olan Susuz Yaz’ın son derece sıradan bir sebeple Türkiye’de yasaklandığını söyledi. Ümit, bu filmin yasaklanma nedenini şu sözlerle aktardı: “Su paylaşımı üzerine olan filmde, buğday başakları susuzluk nedeniyle cılız kalıyor. Bunun üzerine film ‘Türk köylüsünün yetiştirdiği başakları cılız gösteriyorsunuz’ denilerek yıllarca yasaklandı.” OTO SANSÜR YAYGINLAŞIYOR Son yıllarda özellikle okullarda okutulan bazı edebiyat eserlerinin sansüre uğradığını söyleyen yazar Ahmet Ümit, örnek olarak şair Edip Cansever’in bir şiirinden bazı bölümlerin çıkartılmasını gösterdi. Ayrıca çeşitli edebiyat eserlerinin “benim inancıma hakaret ediliyor“ denilerek şikâyet edildiğini söyleyen Ahmet Ümit “Savcılıklara yapılan bu şikâyetler sonucunda bazı sansür olayları ile karşılaşılıyor. Bu tutum devlet katında kabul görürken halkın bazı kesimleri arasında da destek buluyor. Sıradan faşizm tam da budur“ diye konuştu. Ahmet Ümit bu girişimler nedeniyle oto sansürün yaygınlaştığını da ifade etti. İNGİLTERE’DE BASKILAR VAR...

Proje Basın Toplantısı – 30.10.14

YAYINLAMA ÖZGÜRLÜĞÜ PROJESİ BASIN TOPLANTISI DÜZENLENDİ 30 Ekim 2014 Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen “Yayınlama Özgürlüğü Projesi” 15 Ekim 2014’te başladı. Türkiye Yayıncılar Birliğinde gerçekleşen basın toplantısında konuşan proje koordinatörü Metin Celal Zeynioğlu projenin Avrupa Birliği’ne giriş sürecinde yayınlama özgürlüğü alanında farkındalık yaratma amacını taşıdığını söyledi. İsveç Yayıncılar Birliği’nin ortaklığı ve iştirakçi kuruluşlar Bianet, Edebiyat Haber, Uluslararası Yayıncılar Birliği (IPA) ve TÜYAP’ın işbirliğiyle, Sivil Toplum Diyaloğu Programı kapsamında gerçekleştirilecek proje “Avrupa Birliği’ne Giriş Sürecinde Yayınlama Özgürlüğü alanında Farkındalık Yaratma” adını taşıyor. “Sivil Toplum Diyaloğu – III Siyasi Kriterler Hibe Programı” (CSD III/PC) dahilinde hazırlanan “Yayınlama Özgürlüğü Yolunda” projesi Türkiye yayıncılığında ifade özgürlüğünü geliştirmeye katkıda bulunma amacını taşıyor. AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE YETKİLİLERİ İLE GÖRÜŞÜLECEK Proje kapsamında Türkiye’de yayınlama özgürlüğünün durumu gözden geçirilerek, AB’ye giriş sürecinde atılması gereken adımlar alanında görüş alışverişinde bulunmak üzere Ankara’da devlet yetkililerine, Brüksel’de Avrupa Birliği yetkililerine ziyaretlerde bulunulacak. Proje koordinatörü Metin Celal Zeynioğlu basın toplantısında Yayınlama Özgürlüğü Yolunda projesi ile “AB politikaları ve bunların Türkiye’deki yasama prosedürlerine ve uygulamalara etkileri hakkında çeşitli etkinlikler ve bir tematik rapor aracılığı ile farkındalık yaratmayı” amaçladıklarını söyledi. Zeynioğlu amaçlarının AB üyesi ülkeler ve Türkiye’de yayınlama özgürlüğü alanında çalışan sivil toplum örgütleri arasında uzun vadeli ve sürdürülebilir ortaklıklar kurarak “Türkiye’nin AB’ye giriş sürecine katkıda bulunmak” istediklerini belirtti. YAYINLAMA ÖZGÜRLÜĞÜ RAPORU HAZIRLANACAK Türkiye’de yayınlama özgürlüğünün durumu hakkında bilgi ulaştırmak ve kamuoyunun duyarlılığını arttırmak amacıyla Adana, Bursa, İzmir, İstanbul ve Samsun’da düzenlenen kitap fuarlarında okurlara yayınlama özgürlüğünün durumu hakkına bilgi ulaştıracak paneller düzenleniyor. Projenin sonunda Türkiye’nin yayınlama özgürlüğü alanındaki güncel konumunu açıklığa kavuşturan ve AB’ye uyum sürecinde yapılması gerekenlerle ilgili temel bir kaynak olması amaçlanan “Avrupa Birliği’ne Giriş Sürecinde...

Bu site içeriğiden sadece Türkiye Yayıncılar Birliği sorumludur ve yayın hiçbir surette Avrupa Birliği ve
Türkiye Cumhuriyeti'nin görüşlerini yansıtmamaktadır.