Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir.

Brüksel’de Yuvarlak Masa Toplantısı

Brüksel’de Yuvarlak Masa Toplantısı

Projemizin son etkinliği etkiliği olarak, Brüksel’deki TÜSİAD ofisinde 22 Eylül 2015’te, saat 12:30’da bir yuvarlak masa toplantısı düzenlendi. Toplantıya katılanlar arasında AB Komisyonu, Avrupa Parlamentosu yetkilileri, ilgili resmi kurumlar ile sivil toplum kuruluşlarından ve think tank’lerden temsilcilerin yanı sıra bağımsız araştırmacılar da yer aldı. Toplantının açılışında Koordinatör Metin Celal ve TUSİAD Uluslararası Koordinatörü Bahadır Kaleağası açılış konuşmaları yaptılar. Ardından İdari Yönetici Selen Akçalı projenin amaçları, etkinlikleri ve elde edilen sonuçlarla ilgili özet bilgi aktardı. İletişim Yöneticisi Yonca Cingöz projeden elde edilen bilgi ve birikimin analiz edildiği “Avrupa Birliğine Giriş Sürecinde Türkiye’de Yayınlama Özgürlüğü Raporu”nun ana başlıkları ve rapordaki çarpıcı bilgi ve tespitleri içeren bir sunum yaptı. Sunumların ardından soru-cevap bölümünde Türkiye’de öncelikle yayınlama özgürlüğü ve genel olarak ifade özgürlüğünün durumu, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne giriş sürecinde bu gündemin etkileri ile ilgili görüşler paylaşıldı. Toplantıda proje ekibi, proje süresince ortaya çıkarılan uluslararası iletişim ağını yeni ilişkilerle genişletme, proje deneyimini daha geniş bir kitleye aktarma olanağı...
Ankara Ziyaretimiz

Ankara Ziyaretimiz

Projemizin son etkinliklerinden biri, Kapanış Konferansı’nda basına ve kamuoyuna açıkladığımız “Avrupa Birliği’ne Giriş Sürecinde Türkiye’de Yayınlama Özgürlüğü Raporu”nun dikkat çekici ayrıntılarını ilgili makamlarla paylaşmak üzere proje ekibini temsilen koordinatör Metin Celal, iletişim yöneticisi Yonca Cingöz  ve idari yönetici Selen Akçalı 3-4 Eylül 2015 tarihlerinde Ankara’da ilgili makamları ziyaret etti. Ankara’da Adalet Bakanlığı’ndan Kanunlar Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Öktem ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Tetkik Hakimi Sümeyye Kırcalı ile, Avrupa Birliği Bakanlığı’ndan üç yetkili ile, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’ndan ise Siyasi İşler Bölüm Başkan Yardımcısı Andreea Schmidt ve uzman Didem Bulutlar ile görüşüldü. Raporla ve projenin bütünü ile ilgili bilgi ve görüşlerin paylaşıldığı ziyaretlerle, proje süresince politika yapıcılarla yayıncılık sektörü arasında kurmayı amaçladığımız savunuculuk sürecinde bir ileri adım atılmış...
Stockholm Ziyaretimiz

Stockholm Ziyaretimiz

Proje ekibinden koordinatör Metin Celâl, İletişim Yöneticisi Yonca Cingöz ve Etkinlik Yöneticisi Cenk Onturk 28-29 Nisan 2015 tarihlerinde Stockholm’e gittiler. Ziyaretin ana amacı, proje ortağı İsveç Yayıncılar Birliği’yle görüşerek projenin geçirdiği süreci birlikte değerlendirmekti. Bir diğer amaç ise İsveç’teki yayıncılık sektörü ve ifade özgürlüğüyle ilgili genel durum hakkında yasalar ve uygulamalar bakımından bilgi sahibi olmak, böylece Türkiye’deki durum ile kıyaslama yapma imkanı bulmaktı. İlk toplantı proje ortağımızın temsilcisi Ola Wallin’in kendi yayınevinde, Ersatz Co’da gerçekleşti. Toplantıya Wallin ile yayıncı ortağı Anna Bengtsson katıldı. Toplantıda Wallin ve Bengtsson kendi yayınevlerinin yayın profilinin yanı sıra, İsveç’teki bağımsız ve büyük yayıncıların ve sektörün durumuyla ilgili genel gözlemlerini aktardılar. Aynı gün ekip Wallin ve Bengtsson’un yanı sıra İsveç PEN Başkanı Ola Larsmo, İsveç Parlamentosu Üyesi ve AB İşleri Komitesi Üyesi Désirée Pethrus Engström ile yine Parlamenter Ida Karkiainen ile bir iş yemeği yediler. Parlamento üyeleri İsveç’teki ifade özgürlüğü konusunda karşılaşılan bazı sorunlara İsveçli politikacıların yaklaşımlarını ve Türkiye’deki durumla ilgili gözlem ve önerilerini yansıttılar. Proje ekibi yemeğe katılanlara Türkiye Yayıncılar Birliği’nin önceki Yayınlama Özgürlüğü Raporlarındaki veriler üzerinden genel durumla ilgili bilgi verdi. 29 Nisan’da ilk toplantı İsveç Yazarlar Sendikası Başkanı Tomas Lappalainen ile Sendika’nın ofisinde yapıldı. Toplantıda yazarların bakış açısından İsveç’teki sorunlar ile sorunun küresel boyutu görüşüldü.Ardından, proje ekibi İsveç Yayıncılar Birliği’ni ziyaret etti. Toplantıya ekip ve Wallin’in yanı sıra Yönetici Direktör Kristina Ahlinder ile Hukuk Danışmanı Mikaela Zabrodsky katıldı. Ahlinder ve Zabrodsky İsveç’te yayıncıları ilgilendiren yasa ve yönetmelikler ile ifade özgürlüğüyle ilgili özel yasalarla ilgili ayrıntılı bilgi verdiler. Toplantıda ayrıca İsveç’te yakın tarihlerde yayınlama özgürlüğüyle ilgili tartışma yaratan ve dava konusu olan tartışmalı yayın konuları ve kitaplardan örnekler verildi, toplumun, politikacıların ve hukukçuların...
“Avrupa Birliğine Giriş Sürecinde Türkiye’de Yayınlama Özgürlüğü Raporu” Kapanışta Açıklandı

“Avrupa Birliğine Giriş Sürecinde Türkiye’de Yayınlama Özgürlüğü Raporu” Kapanışta Açıklandı

Yayınlama Özgürlüğü Yolunda Projesi’nin Kapanış Konferansı 7 Temmuz 2015 Salı günü CVK Park Bosphorus Hotel’de düzenlendi. Konferansın açılışında, Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı ve proje koordinatörü Metin Celâl, proje ortağı İsveç Yayıncılar Birliği yönetim kurulu üyesi Ola Wallin açılış konuşmaları yaptı. Ardından, proje sonunda hazırlanan “Avrupa Birliğine Giriş Sürecinde Türkiye’de Yayınlama Özgürlüğü Raporu”nun yazarı, basın özgürlüğü konusunda uzman avukat Tora Pekin raporun içeriğinin de açıkça gösterdiği, Türkiye’deki ifade özgürlüğünü baskılayan ortama dair son aylarda yaşanan örneklere değinen bir konuşma yaptı. Konferansın sonraki bölümünde, proje raporuyla ilgili olarak yazar Yekta Kopan, İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslı Tunç ve Avukat Haluk İnanıcı değerlendirme konuşmaları yaptı. Açılış konuşmasında Metin Celâl proje sürecindeki deneyimin “farkındalık yaratma”nın önemini daha iyi kavrattığını, konuyla ilgili olması beklenen kişilerin çoğunun duyarsız olduğunu gördüklerini, Avrupa Birliği’nin aslında çok da “ilgili” olmadığını fark ettiklerini anlattı. Ola Wallin dünyanın her yerinde sansüre karşı mücadele ettiklerini, özellikle Belarus, Kamboçya, Çin, Suudi Arabistan ve Türkiye’deki sorunların büyük olduğunu dile getirdi. Wallin, Türkiye’de hâkim durumda olanların en ufak bir eleştirisiyle gazeteci ve yazarların başına bir şey gelebileceği tespitini yaptı. Tora Pekin ise ifade özgürlüğü konusunda AB’ye uyum sürecinde yapılan yasal düzenlemelerin “görünüşte” kaldığını, siyasilerin işlerine geldiği noktada ifade özgürlüğüne inandığını kaydetti. Açılan dava ve soruşturmalarla gazeteciler ile yayıncılar üzerinde baskı kurulduğunu söyleyen Pekin, ceza almayacak olsalar dahi gazetecilerin çalışmasının bu yolla engellendiğine dikkat çekti. Avukat Haluk İnanıcı, raporda Türkiye’de yasaların fikir özgürlüğünün önünde büyük engel teşkil ettiğini söyledi. Raporda da geçen, ifade özgürlüğü ile yayınlama özgürlüğünün birlikte ele alınmasının önemine ve mevcut baskıcı mevzuata dikkat çeken İnanıcı, yine raporda bahsedilen 2014 yılında kurulan Sulh Ceza Hâkimliği  kurumunun yayınlama özgürlüğü...
Van’da Bölge Toplantısı

Van’da Bölge Toplantısı

Proje kapsamında Van’da düzenlenen bölge toplantısının açılış konuşmacıları Avukat Filiz Kerestecioğlu, Türkiye Kütüphaneciler Derneği başkan yardımcısı Aydın İleri ve yazar Yavuz Ekinci’ydi. Toplantıya Van ve Hakkari’den yayıncı, akademisyen, gazeteci ve yazarlar katılarak bölgelerinde yaşanan sorunları aktardılar. Yavuz Ekinci konuşmasında sansür ve oto sansür konusunu bir romanını yazış sürecinden örnek vererek anlattı. Hizbullah’ı konu alan “Tene yazılan ayetler” adlı romanı basılana kadar konusunu kimsenin bilmediğini söyleyen Ekinci, çevresinden gelen sorular ve Hizbullah’a yakın kimselerden gelen çeşitli tepkiler nedeniyle korktuğunu, neden bu konuyu yazdığını sorguladığını dile getirdi. Filiz Kerestecioğlu ise sansürün ve oto sansürün yaşanmasının yargı kültürü ile olan ilişkisine dikkat çekti, “Bu yasaklayıcı yargı kültürü oto sansürü oluşturuyor. Çünkü ürünler yayın aşamasında bireyler bu oto sansürü uygulayarak yayınlama özgürlüğünü yok ediyorlar. Bir bumerang etkisi ile bir sansür ve oto sansüre dönüşüyor,” diye konuştu. Aydın İleri konuşmasında kitap yasaklarının halen sürdüğünü, yerel düzeyde kütüphanelere yönelik çeşitli sansür girişimlerinin olduğunu belirtti. Bu sansür girişimlerinin kendilerine görev biçen “vatandaşlarca” başlatıldığını aktaran İleri “Bu şikâyetler sonucunda hemen komisyonlar kuruluyor. Şikâyet değerlendiriliyor ve yasaklama kararı veriliyor. Bu komisyonlar kimlerden oluşuyor hangi yetkinlikteler. Bunların hiç birini bilmiyoruz” dedi. Toplantının son kısmında katılımcılar son yıllarda yapılan KCK operasyonları nedeni ile birçok yayıncı ve gazetecinin bölgede gözaltına alındığını dile getirdiler ve bölgedeki diğer sorunları...

Bu site içeriğiden sadece Türkiye Yayıncılar Birliği sorumludur ve yayın hiçbir surette Avrupa Birliği ve
Türkiye Cumhuriyeti'nin görüşlerini yansıtmamaktadır.